BİR SINIR İKİ DÜNYA: EL PASO MEKSİKA SINIRI

– İSMET YÜCE

*

Geçiş, geçit anlamına geldiği biliniyor. İki tarafın adı da İspanyolca; Amerika tarafındaki şehir El Paso, Meksika tarafındaki ise Ciuadad Juarez. Şimdiki bilinen Kaliforniya, Texas, Arizona ve New Mexico Eyaletleri 1848 yıllarına kadar büyük Meksika sınırları içerisindeyken savaştan sonra Amerika işgali ile bugünkü sınırlar belirlenmiş eyaletler. Hem İlk keşiflerin İspanyollar tarafından yapılmış olmasının hemde Meksika ve Güney kültürünün etkisi ile Amerika’da birçok şehir ve bölge isimleri İspanyolca. Bilindiği gibi üst ve tarihi kültürler belirleyicidir. Amerika sonradan oluşturulduğundan üst kültür Latin ve yerli kültürü etkilemiş, üst kültürün etkileri sürüyor.

Sınır söylencesi ve sınır sosyolojisi gündemde olduğunda en çok adı geçen ve en çok bilinen sınır-yer El Paso. Şiirlerde, sinemada, edebiyatta oldukça geniş yer buluyor. Her gezgin bu anlatıyı görmeli. Zor ulaşılan bir yer.Adı sürekli kaçakçılıkla ve ölümlerle anıldığı için fazla ilgi yok.Sadece özel ilgililer gidiyor. Birlikte gittiğimiz seyyah arkadaşlara,”Görülecek turistlik bir yer değil, şehirde hiç bir şey yok, ne için geldik, demeyin.” Sınır boyu gezi dışında bir şey yok. Kaçakçılar müzesi var, çok küçük, ilgililer randevu ile görebiliyor.Turistlik bir yer değil, askeri ve daha çok emeklilerin yerleştiği bir bölge. Arizona çölünden, New Mexico düzlüklerinden sonra bir dağ silsilesinin güney etekleri olması bölgeyi biraz emekli yerleşim alanı haline getirmiş. Bölge aslında tam Texas eyalet sınırlarının bittiği yerde bulunuyor.

Güneylilerin Amerika’ya geçişinde umuda yürüyüş, hiç değişmemenin ve hasretin başlangıcı, göçmenlik, gurbet anlamına gelir El Paso. Gerçekleştirilmesi gereken Amerikan rüyasının da sınırıdır. Gelenler, Amerika’da kendilerinden çok geride kalanlara bakarlar. Amerika’dakiler oldukça yoksul ve ağır emekçilerdir. Nerdeyse güneş yüzü görmeden yirmi dört saat çalışırlar.  Bu beş altı eyalette İspanyolca birinci dil gibi. Bilinenin tersine, Meksikalılardan çok Orta Amerikalı göçmenler sınır insanları.

Kuzey’den Güney’e geçiş, Amerika’nın katı hukuk sisteminden Meksika’ya kaçış, suçun temize çekilmesi ve özgürlüğe yürümek anlamına geliyor. İki tarafada ne için olursa olsun gidenler, gönüllü olarak geldikleri yerden bir daha dönmüyorlar.Böylece sınırın çelişkili bir koruyuculuğu ve değişkenliği oluşuyor. Meksika tarafının – CiuadadJuarez- büyük bir nüfus yoğunluğu var.Renkli gecekondu evleri,  geceleri yoğun bir aydınlık içinde. İki taraftada görülen dağın yamacında Maya Yıldızı ışıklandırılmış, parlıyor. “Meksika Özgürlüktür veya aydınlıktır.” anlamına gelen tepedeki yazı El Paso’dan okunabiliyor. El Paso sınır bölgeleri en az öbür taraf kadar yoksul. Sınır ticareti yapılıyor ve bu bölgede sadece İspanyolca konuşuluyor, yalnız Meksikalılar var. Amerikalılar kuzeye doğru yerleşmişler. Neredeyse birkaç dünya.

Güneyliler için bitmeyen hayalin, gelenler için büyük bir hayal kırıklığının başladığı yer. Şehirde zamanında belli bir refah düzeyi varmış gibi görünüyor. Güzel art-deco tarzı binalar dökülmeye yüz tutmuş. Bu tarafta klasik neon ışıkları, öbür taraf ise yerli halk sanatı örneği süslemeler.İki tel sınırı arasında su kanalı geçiyor. Teller elektrikli, sınır güvenlik araçları yönünü Juarez’e dönmüş, kimi kimden koruyor? CiuadadJuarez dünyanın en tehlikeli şehirlerinden birisi olarak gösteriliyor. Bu istatistiklerin neye dayandığı bilinmez, sakin görünüyor. Sınır terk edilmiş gibi…Geçişler bu taraftan sakin. Sadece sınır emekçilerinin günlük geçişleri var. İki köprü uzanıyor. Birisi yayalar için öbürü araçlar için. Meksika’dan Amerika’ya geçişte mahşeri bir ve dikkat çekici yoğunluk var.

El Paso’da çok sıkı bir güvenlik var, kuş bile uçurulmuyor. Bir güvenlik şeridide şehrin 50 mil çıkışına kurulmuş. Amerika içindeki gümrük kapısı gibi. Ya bir kaçak gizliden sızmışsa diye bütün çıkışlar kontrol ediliyor.

“Meksikalı Olmak” bir deyim, bütün dünyada en altta olmayı ifade ediyor.Dışlanmayı yoksulluğu, göçmenliği, hiç bitmeyen düşü anlatıyor. Meksika sınırı bir kült kavram. “Meksika bir batı değildir, Batı’nın en büyük belasına direnme çabasında Doğu’dan kopup taa oralara konmuş bir avuç topraktır.” diyor yazar. “Şiiri bile var.” diyor şair: “Hep bir Meksika sınırım olsun isterdim/ kovboylar hep Meksika sınırına giderdi/ kimse dokunmazdı sınırı geçtiler mi/  Meksika sınırımız olmadığından belki/ ortasında dururlardı/ en canalıcı lafın/ Şimdi/ Meksika sınırına iki saat mesafede/ tekrarlayıp duruyorum kendi kendime/ bir Meksika sınırı lazım her memlekete/ Meksika’nın kendisine bile.”

 Bir sınır ürkekliği görülüyor insanlarda. Herkes kendi halinde ve içe kapalı hareket ediyor. Canlılık daha çok yukarılarda.Şehrin girişinde sınır olduğu hiç anlaşılmıyor, aşağılara doğru inildiğinde bu farkediliyor. İki tarafta da her an bir şey olacakmış tedirginliği, havası, sakinliği ve pusu egemen. Bir kayıp şehir ve kayıp şehrin kayıp insanları denilebilir.

Araştırma yapılsa iki şehir birden çıkar.Sanki zorla bölünmüş bir sınır var veayrılmak istemiyor bu şehir. 1870’lerde iki yüz bin olan nüfus şimdi yedi yüz bin.Ciuadad Juarez ise 1 buçuk milyon nüfuslu bir şehir. Sınır 1848 Meksika savaşından sonra çizilmiş ve bu savaş halkıbölmüş.

Meksika’dan Amerika’ya geçiş için epeyce kapı var. En yoğunu Kaliforniya’da:Tijuana. Mexikali’de öyle. Ama bütün sınır belası, el Paso’ya 250 mil uzaklıktaki orta bölge şehri Albuquerque’de toplanmış. Kaçakçılığın ve çeteleşmenin, uyuşturucunun, yoksulluğu ve şiddeti doğurduğu alan burası. Sınır psikolojik olarak buradan başlıyor. El Paso,sınır ticaretinde ve yoğunluk yönüyle ikinci sırada bulunuyor. Adının çok fazla duyulması; geniş, kontrolü, zorlu Texas ve Arizona çölüne açılmasından dolayı. Yüzyıllık kullanımı ve buradan çıkan trajediler de herkesçe bilinmesinde etkilidir sanırım.

Olumlu yanı da var: İki tarafa da ekonomik ve kültürel katkısı büyük. Sınır ticareti dışında büyük bir ticari hacmi var. İki bölge yönetimi ortak çalışıyor; yatırım, planlama vb. birlikte yapılıyor. Güneyin bu ticarete ve ekonomiye katkısı büyük. Her şeyin temeli olan ham madde ve ucuz emek, güneyden geliyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube
Instagram