BEBEK KOKUSU

 – FİLİZ KALKIŞIM ÇOLAK

dantellerine salıyor rengini gecenin mor zakkumlar
derinleşiyor kuytular
sızısında çatlıyor narların yakamoz çığlıkları
ve sen kavrulan göğsünden güneşlerimin
ham koyna doğuyorsun

tende çelimsiz ayva tüylerinde cızıldıyor ipeksi saflığın
yanaklarında suyundan geçmiş esansı şeftali çiçeklerinin
erittiğin parmaklıklarından kafesimin
hıçkırıklarıma diniyorsun

yağmalanıyor gelinciklerim
talan bir gençlik kıyımı en çok anımsadığım

diyar diyar vurulduğum dokuları bedenime saçılan sıcaklığının

her sesin sonunda ayıldığım titrediğim
kimsesizliğimin dizlerine çökmüş mecalime
kalk emri şuursuzluğumun

cıvıltıların çınlıyor ah oğulcuğum
sokaklarımda şizofren düşünceler
hayalleniyor karanlığa kirpiklerim

“hani kardeşin nerede sen neredesin”

berzah’ın uğultularında kundaklanmış kaybı
hani! benliğimin nerede…

böğürtlenlerde sulanan menevişleri mürdüm bakışlarının
hamdı gözlerin elaydı taneciklerin

gidemediğim görünmezliğinden ayazlarıma saçılan

bucaksız senliğim çığırıyor vakitli vakitsiz
patiklerini giyinen ayakları ruhumun
çağla yeşili örgüsü ponponlarının
masmavi soluğundan şimdi
rüzgarlarıma pembe polenler esen lüleleri saçlarının

ah boğulduğum ötesine gidemediğim
tadımda balları gıdıcığının

kozalaklar olduran gençliği kefenleyen elleri
sağır dilsiz cellatların

gün gecenin nefesine karışıyor
ayazmaları başka insanlar insanlara

tepemde yolunu şaşırmış ay
ağzında parçalanmış hüzzam zamanlardan bir kedi
yavrusunu kaybetmiş bir miyavlama
kahretsin dağlanan yüreğimde intihar eylemleri sancılarımın

halüsinasyonları biri alsın gitsin ne olur

ebelendiğim aklımdan

gölgede dingin ıhlamur yağmurları
ıslak akşamlarında baharların serçeler
fırtına sonrası bir segâh
kubbelerinde kanlı makamı göklerin

inceliyor ayak parmaklarında
etlerime takılan tırnakları ceninlerin

kırılıyor kılçığı bedenin
tan omuzlarında kırık bir tabut
daha on yedisine konulan bir bıçak altında susturulan

“bilmem bu kaçıncı ölümdür kaçıncı uyanış”

ah çıkıp gelsen hıçkırıklardan kalan hallerime
bebek koksa yalnızlığı ahşap pencerelerin
sarnıçlarda kuşlar
sinse kanatları yavrularına annelerin

sabah olsa

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube
Instagram