YOLA ÇIKARKEN

Yarpuz Edebiyat

*

Bizler çocukken yaşlılar, dedelerimiz misafir odalarında “Bugün Yarpuz’a gittim” ya da “Yarın kısmet olursa Yarpuz’a gideceğim.” derlerdi. Tarihin doğduğu medeniyetlerin yeryüzüne damgasını vurduğu “aşınmış zaman” diliminden bu yana, çeşitli isimlerle anılagelmiştir Afşin. Önceleri arpa yetiştiriciliğinden mülhem Arpasus, Arabisus, Efsus, Yarpuz denilirken Selçuklu sultanı Alpaslan’ın kumandanlarından Afşin Bey’in ismine izafeten “Afşin” adını almıştır nihayetinde.

1944’te ilçe kimliğine kavuşan Afşin (Yarpuz), çeşitli medeniyetlere tanıklık etmiştir. Hititler, Asurlular, Persler, Bizanslılar, Emeviler, Romalılar, Selçuklular, Osmanlılar ve birçok beylikte siyasi anlamda nüfuz kazanmıştır hususiyetle.

Kur’an-ı Kerim’in Kehf suresinde geçen “Eshab-ı Kehf” (mağara yarenleri) olayının da -fiziki ve coğrafi özellikler dikkate alınarak incelendiğinde, kesin kaynaklar muvacehesinde – burada vuku bulduğu söylenmektedir. Geçmiş dönemlere ait tüm medeniyetlerin buraya hassasiyetle eğilmeleri ve ilgi göstermeleri de bu iddiayı ziyadesiyle güçlendirmektedir.

Salt bununla sınırlı kalmayıp şair, ozan ve pehlivanlarıyla enerji santralleriyle de bilinen; Âşık Derdiçok’un, Yazıcıoğlu Osman’ın, Mahsuni Şerif’in, Hayati Vasfi Taşyürek’in, Kul Hamit’in, Âşık Yener’in, Osman Dağlı’nın; şampiyon pehlivanlardan Bekir Böke’nin, Hacı Soyar’ın, Ahmet Ak’ın, Metin Kaplan’nın, Metin Topaktaş’ın, Hayri Yücel’in, Yalçın Özdemir’in ve daha birçok güreşçinin yetiştiği yerdir Afşin havzası.

Şiirin konuşulduğu, şair ve ozanların harmanlandığı söz konusu meskûn mahalde kültür – sanat – edebiyata gönül vermiş kişiler olarak düşündük, taşındık; edebiyat dünyasına bir meşale de biz yakalım, hem bu bölgenin kültürel potansiyelini değerlendirelim hem de bizlerden sonra gelecek nesillere bir köprü kuralım istedik. Bu nedenle de derginin adını hem ilçenin eski adına uygun düşmesi açısından hem de dile, telaffuza, kulağa hoş gelmesi bakımından “Yarpuz”la taçlandırdık. Zira “Yarpuz” fesleğengillerden hoş kokulu bir bitki olup “kır nanesi” olarak da bilinmektedir.

Baharın bu ilk ayında Yarpuz kokusuyla merhaba diyerek gönül sofralarınıza konuk oluyoruz.

Haydi hayırlısı…

Yarpuz Edebiyat

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir