SÜLLÜ SÜLEMEN / BİR GAYB-I AFŞİN

*Oğuz Kayıran

*

hışırtılarını duyuyorum o elma bahçelerinin, içimiz bir güz

ne de eski bir mest, sükunet içre hayale erişen yoldaki ayak

yokuşun orada çarşı yolunun sağında Ulu Cami, hep hüzün

elbette vardır bir geri dönüşü aşağı bahçelerden: sessizlik!

görüyorum geldiğinizi, hiç hatırlamadığım o gezgin yaprak

ibresine düşen terazinin, kalbinize saldığı emsalsiz bir kök!

tartıya düştüğü anda gözlerinizin üç beş dakikalık ermişliği

sızıyor Süllü Sülemen’den! kalbe inen sükutun yalın sureti

sene 1978, aylardan Aralık, gayb-a düşüyor Süllü Sülemen

kurşun değil, eloğlu hiç değil; Hüsamettin yollarda bir elçi!

hatırlamaz vakti zamanın zeytinlik gölgeleri, zamane sıfır!

solduğunda buhar buhar bir kendini yitiriş: uykular tütüyor

Süllü Sülemen’in tartısı, nice kalbe inen bir çıkış, eskiden!.

içtiğimiz kahvenin çekingenliği, dem dem bir sükut Necati.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir