SENİ SEVİYORUM HAYATIM

Ebuzer KALENDER

*

Dostlarım beni merak etmeyin, dün hayatta kaldım. Eee, ne yapayım şimdilik gidecek başka yerim yok! Çok rahat değil ama idare ediyoruz işte. Etrafı dağınık bıraktım, umarım kızmaz bana. Onu hepiniz tanırsınız çünkü hepimiz hayatın erkekleri ya da kadınlarıyız. Ama anlatın deseler herkes onu farklı tarif eder. O zaman bir de benden dinleyin hayatı.

Hayat yan gelip yatma yeri değildir. Bir anda her şey değişir ve tüm renkler birbirine karışır o çok sevdiğiniz tabloda. Rahat bir koltukta otururken ne olduğunu anlamadan sanki altınızdaki koltuk çekilir de birden yerde bulursunuz kendinizi. Hayat bir rüzgârdır, bazen bir meltem gibi yüzünüzü okşar bazen bir fırtına gibi dallarınızı kırar.

Hayat güzeldir ve güzeller de kaprisli. Onu seviyorsanız nazını çekmeniz gerekir. Ölenler için hayatını kaybetti derler. Ama kaybedilen bir şeyin bulunma ihtimali vardır. Zannedersem bu tabir, insanın yeniden yaşama arzusunu yansıtır. Hayat tekrar üzerinden geçemeyeceğiniz bir çizgidir aslında. Hayat bir testi suya benzer. Önceleri susuzluğumuzu gidermek adına kana kana içeriz ondan. Baktık ki azalıyor kıymetlenmeye başlar. Bardağı tepeye dikmeler, yerini küçük yudumlara bırakır. Ancak yudumları da çok küçültmemek gerekir, çünkü bekledikçe suyun tadı kaçar.

En çok sevdiğine kırılır insan küçük kabahatler işlese bile. Bu yüzdendir ara ara hayata küsmelerimiz. Hayat bazen bize çok güzel hediyeler verir. Çokluk ile kıymet düşman olduğundan bu hediyeleri fazlaca alan bir insanın gözünde bunlar bir süre sonra kutuları bile açılmayan oyuncaklara döner. Ne zaman hediyeler kesilir o zaman akıl başa gelir. Zaman zaman da bize cezalar verir. Verdiği cezalar bazen öyle büyüktür ki bozduğunu yapması mümkün olmaz, bazı parçalar eksik kalır. Yani herkes gibi hayat da adil değildir. Hayat bize verilen en önemli ödevlerdendir. İşin sonunda çok az kişi pekiyi alır.

Hayatta şeytan tüyü vardır. Çoğu kişi vazgeçemez ondan. Ayrıca inanılmaz bir ikna kabiliyetine sahiptir. Onunla yürürken başınıza ne gelirse gelsin, size o yolda devam etmeyi bir şekilde kabul ettirir. Önemli olan doğru yolu seçmek ve karalılıkla yürümektir bazen o yolun dışına çıksanız da. Ve herkesin hayatla yol almak için bir nedeni vardır. Ama ona fazla güvenmeyin, ne de olsa sizi yarı yolda bırakacak.

Aslında hayat bir karalamadan ibarettir, temize çektiğinizde geriye sadece birkaç iyi cümle kalır.

Hayat bir küpe benzer, kimileri onu altınla doldurur kimileri ise turşuyla. Bazılarının küpü ise boştur. O bazıları için bir oyuncak, bazıları için kıymetli bir mücevher ve çok az kişi içinse bir şeyleri değiştirmek için bir araçtır.

Korkmayın, hayatınızı kimse elinizden alamaz, bunu gerçekleşebilmesi için onun elinizde olması gerekir. Hayat bazen bir zorunluluktur. Zaman zaman birçok kişinin aklına gelmiştir onunla yolunu ayırmak. Ama hayatın da bir raconu vardır. Onunla bir yola girmek kolay, çıkmak ise zordur. Bunun bedeli ağır olur. Hayat kısa bir hikâyedir, bazıları mutlu sonla bazıları ise hüzünle biter.

Hayatı sevin, çünkü ömür boyu sürecek birliktelikler sevgisiz olmaz. Fazla da bağlanmayın ki zamanı geldiğinde vedalar zor olmasın. Bu arada hayatı fazla ciddiye almayın çünkü o sizinle alay eder.

Müsaadenizle dostlar, onu aramak zorundayım:

“Alo merhaba hayatım, müsaitsen bugün de sende kalacağım…”

SENİ SEVİYORUM HAYATIM” için 6 yorum

  1. ‘Seni seviyorum demek’ bu kadar mı zor Ebuzer hocam ;-)). Sanki hem diyor hem de biraz demiyor gibisiniz.
    Şaka bir yana ! Hicivli üslubunuz çok güzel. Keske böyle diyaloglarin da olduğu sosyal ve psikolojik bir roman yazsanız.
    Selamlar.
    Kaleminize sağlık.

  2. Günaydın hocam,yine umut taşıyor dizeleriniz, diliyorum ki sevgi ve mutluluk için hepimizin ahtı olsun, hepimiz sevgiyi yazılım ömür defterine, belki o zaman yaşama gölge düşüren, insan onurunu zedeleyen melanetler yaşanmaz, sevgide kucaklaşmak, mutlulukta buluşmak dileği gününüz aydın, mutluluğunuz daim olsun, kucak dolusu selam ve sevgiyle.

  3. Ebuzer hocam hayatı çok güzel betimlemişsiniz.’Hayat’ ile ‘Hayatım’ arasındaki o ince çizgiyi herkes yakalayamaz.Bu bağlamda hayata karşı çok pozitif çok hümanist yaklaşmışsınız.Zorluklara ve olumsuzluklara rağmen yinede pes etmemeli,bir sıcak buse gibi hayatı kucaklamalıyız.Yazınızı okurken hayatı sağı solu belli olmayan,biraz nazlı, birazda elde etmek için bedel ödeyeceğimiz bir sevgiliye benzettim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir