MAHZUNİ’YE MEKTUP

 – DURDU GÜNEŞ

*

Akşam bir yandan kitap okuyor bir yandan da radyoyu dinliyordum. Radyoda Mahzuni’nin değişik aralıklarla türküleri söylendi, duygulandım. Mahzuni bizim toprakların insanı, aynı iklim aynı coğrafyanın insanıyız.

İbn-i Haldun, “Coğrafya kaderdir” der ya. Coğrafya insanlar arasında bir kader birliği oluşturuyor. Edip Cansever, “Mendilimde Kan Sesleri” isimli şiirde, “İnsan yaşadığı yere benzer” der. Farkında olmadan coğrafya bir duygudaşlık oluşturuyor.

Abdurrahim Karakoç’un şiirleriyle Mahzuni Şerif’in şiirlerini karşılaştırın, aynı temalar vardır. Aynı coğrafyanın iki şairi. Dertler aynı; haksızlıklar, ezilmişlikler ve bunlara karşı haykıran yürekli sesler.

Mahzuni’nin bu geceki türkülerini dinleyince aynı coğrafyanın insanı olarak ona bir mektup yazmak geldi içimden. Yazdıktan sonra da dikkat ettim, duygu paydaşlığımız var.

*

“Mevlam gül diyerek iki göz vermiş”

Unuttuk gülmeyi, nerde Mahzunî?

Güller solmuş, dikenlerse gövermiş;

Vatan dediğimiz yerde Mahzuni.

*

Bir yanda devleti soyan soyana,

Hala yiğit muhtaç kuru soğana,

İnsan üzülüyor yeni doğana;

Çağ aman vermiyor merde Mahzuni.

*

Takmadın hiç, ne tahtı ne tacı.

Söyledin sözünü zehirden acı.

Korkutmadı ne dam ne darağacı,

Bir erenlik var ya serde Mahzuni.

*

Rüşveti hak bilene yuh yuh, dedin.

Mazlumu savundun, zalimi yerdin.

İnsanca yaşamaktı bütün derdin,

Yer vermedin başka derde Mahzuni.

*

Kim bilir, kaç zevzek canını sıktı.

Kim bilir, kaç ahu kalbini yaktı.

Ruh halim ne kadar da benzer çıktı,

Dertlerimiz aynı türde Mahzuni.

*

Sağlığında farklı düşünceler nedeniyle değerini anlayamadığımız insanları, ölüm aramızdan alınca, yani ölüm hepimizi fani kılınca paydaş olduğumuz insanlığı yeniden sorgulamamızı sağlıyor.

Türküleriyle gök kubbemizde hoş sada bırakan Mahzuni’nin ruhu şad olsun.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube
Instagram