KIŞ KERVANI

 – MEHMET OSMANOĞLU

*

bir kış kervanı geçer ömrümüzün üstünden

ağlamayı unutmuş gökleri uyandırır

yılların yüzümüzde kıvrılan yorgunluğu

sus pus olmuş ölümün kokusunu andırır

*

eşyadan çekilir de güneşin tebessümü

renkler üşür ve solar münzevi tepelerde

kuşların kanadından dökülür yuvasızlık

kimsesizlik yazgısı yetim iniltilerde

*

uğuldayan rüzgârın terkisinde gezinir

hicran akşamlarının kan kırmızı düşleri

ince ince dokunur dalların gergefinde

beyaz gelinliğiyle mevsimin gülüşleri

*

denizin dalgasında kıpırdanan hülyâlar

tutunur ellerinden sislenmiş bir umudun

beyazın saltanatı kaplar yeri ve göğü

çığlıkları duyulur her tarafta sükûtun

*

yıldızlar söndürülmüş, gece ayaz, karanlık

bu sokaklar dönüşsüz limanlara açılır

müşfik dokunuşlardır öteler ikliminden

göklerden perde perde yeryüzüne saçılır

*

yağmurun telaşına inat bir durağanlık

ve vakar seyredilir çehresinde karların

kapı aralığından bakar hayallerimiz

mâzi uykuya dalmış kollarında efkârın

*

telgrafın telleri dilimizde bir yangın

yalnızlığın yoldaşı kan donduran zemheri

bir kanlı pusu atar yeni yetme düşlere

zeval kokusu sarar bu mevsimde her yeri

*

döşeği kar güllerin, yorganı derin uyku

buzdan ziynetler gibi bahçelerde salınır

beyaz birkaç damla kan sızar yanaklarından

feryadından bülbülün mâtemler palazlanır

*

bu dünyanın rıhtımı bu mevsimde gizlidir

gövdeler demir alır usul usul limandan

kar değildir bu yağan sonsuzluğa bir davet

hudutsuz ufuklarla birleşen âsumandan.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube
Instagram