KIBLEGÂHA SECDELE MURADINI

 – MEHMET YAŞAR GENÇ

*

Firakın dara çeker, hicran kuşatır seni

Çığlık düşürdüğün iz, aşkta yaşatır seni

Göçüp giden zamanın ardına düşen umut

Gönlüne otağ kurup biriktirir cüzlerin

Yanılgılar şehrinin göğüne çöken bulut

Sele verir ansızın dere tepe düzlerin

Elem fırtınasında suskunluk, denizindir

Her boşluğun yanardağ, aşkı yutan gizindir

 

Kan rengi çığlıkların gezginleri korkutur

Binlerce yıl ötenin ezberinde okutur

İliklerine kadar efkâr dolarken şehrin

Meddücezir zamanlar yüreğin hırpalıyor

Kırık dökük bir hüzün, gecen ne kadar derin!

Sokağında donan kış, şiirin tırpanlıyor

Vefasız kelimeler sürüyor devranını

Siyah beyaz bir ömür yaşıyor viranını

 

Güz toplanır içinde, unutulmuş delisin

Kördüğüm yıllarının tenhalarda yelisin

Gürül gürül akıyor ırmakların, gözünden

İklimleri bürüyor canhıraş yürüyüşün

Meğer gündüzlerinin garipliği sözünden

Öylesine aşikâr, geceni bölen düşün

Varlığında bulunmaz ne bir töhmet, ne de şân

Hakikatin aynası, gök ağlatan dervişân

 

Kış konan menziline cemreler gökten düşsün

Fecre dokunan yanın, vuslatına dönüşsün

Uzat ellerin değsin Süreyya yıldızına

Kaygılarını bırak, sevda zırhını kuşan

Heyecanın katarak yetişirsen hızına

Bütün tenhalarını eyleyecek ürûşan

Topla dua kuşların, uçur selam ederek

Leyl ü nehar gitmeye mecnunlara yön gerek

 

Gündüzünün ahından; gecelerin devşir, gel

Mahrem adımlarını acın ile düşür, gel

Sonsuza mühürlenmiş aşkın lügatindesin

Ozanlar dillenerek bir ömür söyler seni

Kuru ekmek birde su, belki bir zeytindesin

Yolundan yürüyenler kim bilir neyler seni

Çırpınan yüreğinle nağmele yâr adını

Kıblegâha secdele kalbinin muradını.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube
Instagram