Hüzne Gözyaşıyla Gülen Çiçek: Ağlayan Gelin Ters Lale

*İnci OKUMUŞ

*

Sevdadan yana kalbinizin bir ağrısı varsa ve sevgiden yana ölümsüz bir sır yakalamak isterseniz durmayın düşün yollara. Kahramanmaraş’ın Afşin İlçesi, Tanır mevkiindeki Hurman Çayı kenarında sizleri bekleyen bir “ağlayan gelinin” varlığına şahit olacaksınız. Etrafı dikkatli gözlerle süzen biri, daha Binboğa Dağları’nın zirvelerinden aşağı kayalıklara doğru inerken ona rastladığında büyük heyecan duymaya hazırlıklı olmalıdır:  Yörede “ağlayan gelin” diye anılan bu ters lalenin yerden iki karış uzunluğundaki yeşil renkli narin gövdesine bağlanmış altı yapraklı turuncu başı, mahzun ve boynu bükük duruşludur. Bilindik lalenin tam tersine, onun bu boynu bükük duruşu ona bu ismi verdirmiş olmalı. Aşk masumu turuncu başını yeşil saçları arasına saklayan bu laleye niçin “ağlayan gelin” dendiğini ise onun yüzünü görmek için eğilip bakabilenler daha iyi anlayacaklardır: Ağlayan gelin ters lalenin, hasret iri’si koyu siyah gözbebeklerinin tam ortasında bir inci tanesi gibi duran bembeyaz gözyaşını hemen fark edeceklerdir. Altı turuncu yaprakta çiçeğin kalbine doğru düşmek için öylece bekleyen altı damla inciden gözyaşı… Bu çiçeğin onca vakittir niye gözyaşı döktüğünü pek bilen olmasa da, bir çiçeğin gözlerinden bile olsa, dökülen gözyaşlarının elbet bir sebebinin olduğunu herkes bilir.

Ters laleleri görmeye gidenler eminim bu sihirli doğa içinde yaşadıklarını asla unutamayacaklardır. Benim hiç unutmayacağım gibi… Yaşadıklarımı sanırım üzerinden geçerken kalbi gümbür gümbür çarpan Hurman Çayı’na kurulu o tahta köprü bile hissetmiştir: Burada doğa adeta kendi peyzajını kendi elleriyle yapmış gibiydi. Aşkın hüzün halinin dolu olduğu vadiye girmeden önce kalker kayalıklara nazlanmış dağ sümbüllerinin gizemli kokusu yol gösterici oldu bana. Nisan ayı başında doğaya” merhaba” diyen ters laleler yaklaşık olarak yirmi gün kaldıkları Binboğa Dağları’nda sanki hüzünlü şarkılarını katıyorlardı Hurman Çayı’nın sesine… Hissettim; vadi onlarla nefes alıyor gibiydi. Bir yanı ağlayan gelin ters lale ile dolu vadinin karşı yamacı, onları seyre dalmış mağaraların gizemli bakışlarına muhatap oluyordu. Tek dal lale yoktu karşı yamaçta. Bunun sebebi biraz bizim ağlayan gelinin nazındansa birazı da bu iki yamaç arasında boylu boyunca uzanan Hurman Çayı’nın lalelere olan hayranlığından diye düşünüverdim. Çünkü Binboğa Dağları, sert kayalıklarla dolu kalbine bir hüzün yumuşaklığı bırakan bu ters laleleri asırlar evvelinden sevmiş ve gözünden ayırmak istemez gibiydi.

Burada şu soruyu soruverdim kendi kendime: Her 14 Şubat Sevgililer Günü’nde gül ile muhabbet bulan sevgililer, mahzun kalbe düştüklerinde hangi çiçekle teselli bulmalıydılar? İşte bu sorunun cevabını burada buluverdim; bu çiçek aşkın hüznüne gözyaşıyla gülen ters laleden başkası olamazdı. İşte bu yüzden ağlayan gelinin gözyaşlarına tanık olduğumuz Nisan ayında bir günü belki de ortasını bir geçen günü yani 16 Nisan gününü aşkın hüzünlü kalplerine teselli günü olarak adamalı aslında. Ve teselli bulmak isteyen herkes o günlerde Kahramanmaraş’ın Afşin İlçesi Hurman Çayı kenarında ziyaretçilerini bekleyen ters lalelerin yanı başında olmalı.

Ağlayan gelin ters lalenin yanı ağlamaktan korkmayanların yeri aslında. Aşk için dökülen inci gözyaşlarına şirin tat verebilenlerin yeri. Gönlü kırıkların şifa yeri. Bu laleyi görenler, kalplerinin saf ve beklentisiz bir sevginin enerjisiyle nasıl da özgürleştiğini görecekler ve eminim ki onu görenler bu ters lalelerin duruşundaki sırrı da çözebileceklerdir…

Hüznü, çiçeğin gözyaşına saklayan sır neydi bilenmez ama onun adı: Ağlayan gelin, ters laleydi… Rivayet edilen o dur ki; bu çiçeğin asırlardır akan gözyaşlarını, onu ziyaret edip kalbinin bütün hüzünleriyle bu çiçeğin yanında yüzleşenlerin dindireceğidir. Ve diğer rivayete göre de bu mekânı ziyaret eden her kişi için Binboğa Dağları’nın Hurman Çayı kenarında bir lale daha büyüttüğüydü. Bu diyarda kim istemez ki kendi için de bir lale açıversin dağın kalbinde…

En önemlisi de o lale ağladıkça hep gülermiş onu ziyaret eden sevenler ve sevilenler. Bunu bilmek ne güzel…  

Haydi, kalk, aşkın hüzün haline gidelim sevgili…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube
Instagram