DERİN VE SIĞ

Okyanusta inci toplayan Arap dalgıçları seyrettin mi?Denizin derinliğinde tuzlu suyun içinde tatlı suyu poşetle nasıl alıyorlar.

Okyanusların, denizlerin derinliklerinde tatlı su kaynakları olduğunu biliyor mu idin?

Ne sığa aldan, ne derinlere inmekten kork.

Yaşama dair olanı her zaman bilinen yerlerde burada olur diye arama. Yaşam için gereken ne olursa olsun, yaşamın olduğu her yerde vardır.

Düz mantık… Düşünmek insanı tek düze bir yaşamdan öteye götürmez. Etrafına bakıp dünyanın düz olduğunu savunanlar ile günümüz düz mantık düşünceli olan insanlar, aynı düşünce ve yaşamsal dar yapının içindedirler.

Hayat da bir sonsuz okyanustur.  Gereğince sen olarak yaşamak için araştıracaksın, bulacaksın. Nasıl alacağını, sahipleneceğinin yöntemini geliştireceksin. Çölle eşdeğer tutulan bir toprağı inceleyip doğru noktayı tespit edip burası diyerek kazan veya kazdıran insan yalnızca kendini ve diğer insanları değil, aynı zamanda o toprağı değersiz görülmekten ve o suyu ziyan olmaktan kurtarandır.

Yaşamın çölleşmeye yüz tutmuş alanlarında da insanın derinine inmek şarttır. Bu seni ve yaşamını aynı zamanda, aile yapını ve yaşamları kurtaran olabileceği gibi toplumun ziyan olmasının önüne geçecektir. Burada devreye giren mevzuu, derinde ne bulacağınız ve bulduğunuzun ne anlama geldiğini anlayabilmektir. Hayatın ve yaşamın gerçekliklerini iyi kavraladıysanız ne bulduğunuzu da bulduğunuzun manasının kıymetini de bileceksiniz.

Bilim kurgu filmlerinde işlenen bir konudur: Teknolojinin çöküşü ile kaos ve ilkel yaşama dönüş. Tarihi yazılarda da geçmiş dönemde yaşayan insanlar hakkında ilkel topluluklar olarak bahsedilir.

Öncelikle ilkelliğin ölçütü nedir diye konuyu ele almak gerekiyor. İlkellik ölçütü bizim şu an ki teknolojimiz ile o insanların yaşam koşullarını eleştirmemiz olamaz. O toplumların pek çoğu bulundukları zaman diliminin imkânlarına göre çok iyi medeniyetler oluşturmuşlardır. Teknolojik gelişme medeniyet değildir. Medeniyet oluşturabilen toplumlar ilkel değildir. Yüzyıllar boyunca teknoloji üstünlüğü ile medeniyet götürüyoruz, diyenlerin doğayı hedef alan vahşet ve katliamlarından uzun uzadıya söz etmeye gerek bile yok.

Eğer teknoloji çöktü diye kaos ortamına girer şekilde soğukkanlılığımızı kaybedersek asıl ilkel olan bizler oluruz. İnsanlığın var olduğundan beri bize devrolan bunca tecrübe ve bilgi birikimi ile medeniyeti koruyamıyorsak aynı zamanda teknolojik gelişimi yeniden yapamıyorsak bu derin bakmamamızdan kaynaklanıyor. Günümüzde teknoloji harikası olarak sunulan pek çok makinenin ana sistemine baktığınızda temel yapının ilk makinenin yapılma anlayışı ile aynı olduğunu göreceksiniz.

İki insanın yaşamı da bir toplumdur ve bu toplumda da bir medeniyet meydana getirilirse hangi hal, durum ve şartlar altında olunursa olunsun daima ileriye gidilebilir.

Bütün bu toplumsal medeniyet ve gelişmişlik başarısının merkezinde olacak olanda sığ bakmamak, sığ düşünmemek, yüzeysel ele almamak, derin bakmak, derin düşünmek, derine ilerlemek ve derinden yükselmektir.

Günün Sözü: Her bakış görmek değildir. Mevzu nasıl baktığında.

CEBRAİL KÜÇÜKKOÇKAYA

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir