Dayan Halepçeli Çocuk       

Nihat Malkoç

*

Zehirle doldurdular, o altından tasını,

Ey ümmetin yetimi, yasım bildim yasını.

Bayram sevinçlerini nerde bıraktın çocuk?

Bu telaşlı hâlinle yürekler yaktın çocuk!

Mavi göğün altında koşup oynarken herkes,

Umutların çalınmış, öyle çaresiz, bikes…

Yakında kırılacak Haçlıların putları

Güneş yine doğacak, diri tut umutları

Dayan Halepli çocuk, kışın sonu bahardır

Unutma ki Allah’ın bir ismi de kahhardır

 

Cevabını arıyor nedenler ve niçinler,

Kahpe avcıya teslim, bembeyaz güvercinler.

Ümmete kan kusturdu, palikarya şeytanlar,

Namuslular çekildi, puşta kaldı meydanlar.

Bir gün kesilir elbet nefretin şahdamarı.

Zalimlere inecek Yaradan’ın şamarı.

Duygudaşlık nerede, sağırlaşmış vicdanlar?

Ar damarı çatlamış, kan damlıyor cüzdanlar.

Halep’te katliam var, bütün dünya uyuyor,

Bunu duymayan vicdan, acep neyi duyuyor?

 

Güneş doğduğu vakit zulmetin hükmü olmaz,

Mazlumların âhları, emin ol yerde kalmaz.

Nefesler tükenince ölüm eşitler bizi,

Ayna bile reddeder, katrandan kara yüzü.

Cennet kokar yetimler, Hakk’a yakın öksüzler,

Allah’ın huzurundan kovulacak köksüzler.

Garibin bakışında hüzün vardır, yaş vardır.

Zalimin sol yanında yürek değil, taş vardır.

Mazlumların üstüne göklerden rahmet yağar,

Bazen yenilgilerden nice zaferler doğar.

 

Yaralar sağalsa da yürekte kalır izi,

Yeni bir kıyamete mecbur etmeyin bizi.

Hiç mi yoktur yürekte hicabınız, arınız?

Aynı derdi yaşasın, evlâdınız, karınız…

Fırat’ın kıyısında suya muhtaç ettiniz

Cehennem olun gidin; yetti gari, yettiniz!

İnsan müsveddeleri, sonsuza kadar susun!

O kirli beyninizi bir yerinizden kusun!

İnsanlığın omzunda zulüm en ağır yüktür

Ey kara vicdanlılar, dünya beşten büyüktür!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir