Dağ ve Şehir   

Ahmet Süreyya Durna

*

                                           -Kahramanmaraş’a

 

Kumrular “hu” çekerken, çırpar kanatlarını,

“Ede”ler tan vaktinde mahmuzlar atlarını;

Ay başka tebessümle doğar Ahır Dağı’nda.

 

Tılsımlı gecelerde kaybolurken yıldızlar,

Efsunkâr bakışlarla “Zühre”ye bedel kızlar;

Davar sürülerini sağar Ahır Dağı’nda.

 

Bir şehir ki, bağrına bağdaş kurup oturmuş,

Malik Ejder karşıdan sanki kıyama durmuş;

Sükût, haykırışları boğar Ahır Dağı’nda.

 

“Kapalı Çarşı”sını, kaplar çekiç sesleri,

Hünerli ustaların tutulur nefesleri;

Zamansızlık, zamana sığar Ahır Dağı’nda.

 

Elif Bertiz üzümü, Ökkeş Hartlap bıçağı,

Biri serapa dilber, biri yöre koçağı;

Göğe aşk bulutları ağar Ahır Dağı’nda.

 

Şu haslettir Maraş’ı mutlak kahraman eden,

Bu şehrin ahalisi aynı ruh, aynı beden;

Aslanca sırtlanları koğar Ahır Dağı’nda.

 

İklimi elverişli, mutedildir havası,

Pamuk tarlalarıyla gökçek Aksu Ovası;

Bereketli yağmurlar yağar Ahır Dağı’nda.

Dağ ve Şehir   ” için bir yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir