Dağ ve Şehir

Ahmet Süreyya Durna

 

                                           -Kahramanmaraş’a

 

Kumrular “hu” çekerken, çırpar kanatlarını,

“Ede”ler tan vaktinde mahmuzlar atlarını;

Ay başka tebessümle doğar Ahır Dağı’nda.

 

Tılsımlı gecelerde kaybolurken yıldızlar,

Efsunkâr bakışlarla “Zühre”ye bedel kızlar;

Davar sürülerini sağar Ahır Dağı’nda.

 

Bir şehir ki, bağrına bağdaş kurup oturmuş,

Malik Ejder karşıdan sanki kıyama durmuş;

Sükût, haykırışları boğar Ahır Dağı’nda.

 

“Kapalı Çarşı”sını, kaplar çekiç sesleri,

Hünerli ustaların tutulur nefesleri;

Zamansızlık, zamana sığar Ahır Dağı’nda.

 

Elif Bertiz üzümü, Ökkeş Hartlap bıçağı,

Biri serapa dilber, biri yöre koçağı;

Göğe aşk bulutları ağar Ahır Dağı’nda.

 

Şu haslettir Maraş’ı mutlak kahraman eden,

Bu şehrin ahalisi aynı ruh, aynı beden;

Aslanca sırtlanları koğar Ahır Dağı’nda.

 

İklimi elverişli, mutedildir havası,

Pamuk tarlalarıyla gökçek Aksu Ovası;

Bereketli yağmurlar yağar Ahır Dağı’nda.

Dağ ve Şehir” için bir yorum

  1. Yazılarda renk körlüğü vardır. Belirgin okuma kötülüğünden değildir. Ayrıca satır aralıkları ve satır başları çok açık olup, makul yakınlıkta değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir