BİR YALNIZLIK SENFONİSİ

 – YAVUZ DİNÇ

*

ayaz çöker buz kesmiş tepelerden şehrin üstüne

boynu bükük rüzgârlar eser şimdi üşüyen gecelere

müjganın pencerelerinden yorgun katreler sızarken

yapayalnız kaldık yapayalnız hüznün ortasında öylece

*

sokak yargıçlarının sorgusuna çekilirdi her anımız

yol sağır dilsiz kesilmiş sanki, ses vermez olmuş imdadımıza

düğüm düğüm olur boğazımda her hece, her sözcük, her cümle

sankiçözülmeyi bekleyen sır dolu bir bilmeceydi ömrümüz

*

zamansız acılarla dikildik durduk kalabalıklar arasında

kör saatlerde vurdu bizi yangınlar, sustuk günlerce

yüreğimizden kopan yangınları bırakırken rüzgarlara

açılırdı kilitli kapılar ve ardından dillenecek suskun diller

*

gereksizlerin sevecenliğini tanımazdı ruhumuzdaki alınganlık

çekilmezdi yalnızlığın meteliğine kurşun atmış sokaklar

banklarda oturmalar, cadde boyu başıboş yürüyüşler

kurgusu bitmiş kısa film gibi oynadığımızı sanırdık hayatı

*

bir canhıraş telaş uğultu olmuş yaşamak adlı çaba

bir alaşımla başlayan ömrün künyesinde gizliydi sonumuz

her anın bitişinden sonra başaklanır öncelerimiz bir bir

her sonun yeni başlangıçları umutla ilk kezler doğuracak

*

şehrin öksüz kalmış revazinlerinin şavkında avunduğumuz

kaldırımlarında bedbaht rastlayışların mecburiyetinde eskidik

bütün hüzünlerin ortasında kalan suskunluğumuzla izleriz

bir çocuğun gözüyle göçmen kuşların mevsimleri ağırlayışlarını

*

bak, sonuna yaklaştık haşin ve cemreler mihman olmuş şubatın

ey revâzinler açın kirli camları, çekin perdeleri cemreler düşsün içeri

şu durgun şehrin caddelerine, sokaklarına biraz neşe katın

melodisi şenlensin göçmen kuşların, caddelerdeki sakinlerin

*

bir keskin bıçak gibi sevginin tahtasında doğrasak acıları

zaman sabır taşına çizer mi aklımıza musallat hüzünleri

peygamberlerin dudaklarından aldık o gizemli sözleri

çilelerle kazıdık gözyaşına umudun tohumunu yeşertsin diye

*

hani gönül dağının kırlarında bayırlarında koşuşan deli taylar

yüreğinde sevda ve hasret türküsüyle içli içli büyüyen deli taylar

sararken benliğini anılar, kapat gözlerini dinginleş biraz

umudun bitmesin sakın tohumunu atma yüreğinden

*

çizilen gönül tuvaline baharın bütün renkleri saçılır

gözlerimizden baharla giderdi o mahmur uykular

şimdi tatlı bir tebessüm saracak revâzinlerdeki yüzleri

o an ki kirpiklerinden son cemre düşerdi sanki ahvâlimize

ve aynadaki gözlerde beliren ışıltılar sarardı atiyi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube
Instagram