BEKLEYİŞ MEKTUBU

 – İLKER GÜLBAHAR

*

ben seni

bir annenin yavrusunu kokladığı gibi

göğsüne bastırıp

kurşunlardan sakladığı gibi bekliyorum

bozkır toprağının sarı sıcakta

yağmuru beklemesi gibi

kış güneşinin zemheride ayazı yoklaması gibi

ben seni

derviş hırkasında bir gezgin

ya da dünyanın karnında eyüp sabrıyla

kah deniz suyu içerek

kah yara içine yara açarak bekliyorum

zifiri ıssızlarda ses gibi

boğuluyormuşum da nefes gibi

çiçeğe durmuş kiraz

boynunu bükmüş başak

aydınlığa tutkun şafak gibi

bekliyorum

yutkunamağım kahır gibi

yazgıma kazınmış sadır

hem ahraz hem âmâ

sökük döş cebimi

örtecek dolama gibi bekliyorum

geceler gündüze gebe kalır ya

gerilen yay hedefe vurulur ya

düzlüğe kavuşur da çavlanlar

durulur ya

ben seni gülmeden / ben seni ölmeden

ben seni yılmadan

sarhoşluğundan bir kez bile ayılmadan

ben seni

içli vuslat türküsüyle bekliyorum

bir tohum nasıl beklerse baharı

bir yuva nasıl özlerse göçmen kuşları

ben de seni öyle bekliyorum

bağışla beni sevgilim

ben seni olmaz bir zamanda

solumda / işte tam da şuramda bekliyorum 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube
Instagram