AFŞİN AĞIDI

Ali’m
Eshab-ı Kehf’te zemzem içer ve içirir kuşlara
Bir Yemliha notudur döş cebindeki gökyüzü
Ve Kıbleye döner yıkar yüzünü

Nakarat

Ve rüzgâr der ki: bir yaprak düştü bahar ağacından
Acılar boşaldı söz bakracından
Anaların gözyaşını pur* dağı tutmaz

Zaman bir acı ezbercisidir Ali’m
Biz “Asr” okudukça durur saat /kaybolur vakit
Biz ‘hû’  dedikçe
Kıvrılır yer ve sevaplanır
Hıçkırır gök ve sevaplanır
Zaman hüznün kuluçkasıdır Ali’m /
Sabır ancak Allah ile çoğalır

Nakarat

Ve Afşin der ki: şu yeryüzüne lapa lapa acı yağar da
Değirmenbaşı’ndan sular kuz bahçeye akar da
Hacı Mehmet ile Yasin’i uyutmaz

 

Ali’m
Efsus ve Halep acıların imlasıdır kalbimizin kitabında

“Çocukken bir tek ince hastalıktan ölünür sanırdım” diyorsun hitabında

Yine, Anne hıçkırıkları/kemik gibi tuttu kalbimizi Ali’m

Çocuk bakışları/delip geçti ciğerimizi

Bizim kaç uçurtmamız kaldı kiraz dallarında

Nakarat
Ve Atlas Dağı der ki: karşımdaki külliye Yarenler’in evi midir
Yedi iklim not tuttum gece-gündüz yağmurları
Yaşıma kaç acı düşer/ sorulmaz

 

 

 

Yasin Mortaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir