ZAMANDAN İZLER

 – YAVUZ DİNÇ

*

ne fırtınalar bilirim

vira bismillah deyip hayata açılan tekneyi savururken

zamansız kopan vaveylalar bırakır ardından

dalgalar kabartıp döver kıyıdaki sarp kayaçları

kökler sökülür dikili taşlar yıkılır

haddi bildirilen insan

önce bir hırçınlık

ardından diz çökerten azametini yaşatır

ve sonrası sükûnetle gelen güneşin ışıltısı

ne rüzgârlar bilirim

hafif bir esintiyle sıcaktan kavrulan bedenleri serinletir

meltem olmuş sahilde maşuklara sırdaş

sıcağa rahmet soğuğa rahmet

bulutlar dolmuş yağmurlar getirir

önce bir hayranlık

ardından sükunetin getirdiği azgınlık

ve sonrası azınlığın

ardından gelen ateş

ne sular bilirim

ruhumuza açılmış kanyonlarda varlığı

hırçınlığıyla kayaçları yara yara gider meçhule

bazen de durulmuş ve berrak

sükûnete ermiş su kaybolursun bakınca

kaynayan pınarlar olmuş yamaçlarda

dağ başlarını sarmış duman

damla damla inen yağmur

toprağı doyurmuş

su yolunu bulacak elbet

akar okşar taşı ve su sarmaş dolaş

ve yontma taş devri olmuş cilalı taş

ne vakitler bilirim

her anın izlerini bırakılmış yaşama

bir an bir asır, bir asır bir an olmuş

her akışın ardında bir iz

her esişin ardında bir iz

her geçen vaktin ardında bir iz

bütün pörsümüş tarafları budana budana arta kalan kanyon

bakınca kendi mazini yaşarsın kayaçların suretinde

ve maziden arta kalan şimdiki zamanda bizler

aynı kayaçlar gibi suretlerimizde zamandan izler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Facebook
Twitter
YouTube
Instagram